Ahmet Yesevi Üniversitesinde “Avrupa Birliği Yenilenebilir Enerji Politikası ve Yenilenebilir Enerji Toplulukları” Konferansı Düzenlendi

19 Şubat 2021 tarihinde Brüksel’deki Saint Louis Üniversitesi Araştırmacısı Loïc Cobut, “Avrupa Birliği Yenilenebilir Enerji Politikası ve Yenilenebilir Enerji Toplulukları” konulu online konferans verdi.

Avrasya Araştırma Enstitüsü Müdürü Doç. Dr. Vakur Sümer’in takdim konuşması ile başlayan konferansta Loïc Cobut, ana hatlarıyla Avrupa Birliği’nin yenilenebilir enerji politikaları ve düşük karbonlu ekonomiye geçiş sürecini anlatarak bununla ilgili doktora tezi çerçevesinde yapılan bazı araştırmalar hakkında bilgiler verdi. Konuşmasında, yenilenebilir enerji topluluklarının, esas olarak Batı Avrupa’da yayılmış yeni bir olgu olduğundan bahsetti. Burada asıl amacın, bazı kırsal yerleşimlerin, evsel ihtiyaçları için elektrik üreten bir topluluk oluşturmak ve onun için kaynakları bir araya getirmek olduğunu dile getirdi. Bu uygulamanın özellikle kırsal alanlarda ve büyük kent merkezlerinden uzak yerleşim yerlerinde popüler hâle geldiğini de açıkladı. Bunun nedeninin, uzak yerleşimlere merkezi enerji tedarikinin genellikle kârlı olmaması hususu olduğunu anlattı. Böylece, kırsal alanlardaki yerel halk kendi yenilenebilir enerji jeneratörlerini (güneş ve rüzgâr santralleri) inşa ederek enerji toplulukları oluşturmaktadır. Bu tür jeneratörlerin, şehirler ve endüstri bölgeleri için enerji üreten jeneratörlerden daha küçük olduğunu da belirtti.

Konferansın devamında Loïc Cobut, bu tür topluluklarda çok farklı mülkiyet türleri var olduğunu belirtti. Bunlar bazen tamamen yerel nüfüs tarafından finanse edilirler, diğer durumlarda eyalet veya yerel belediyeler de bu tür toplulukların mülkiyetine ve yönetimine katılabilirler. Çoğu zaman, özel şirketler ve küçük işletmeler de bu tür projelerde aktif olarak yer almaktadır. Loïc Cobut’ye göre, bu uygulama sadece enerji sektöründe değil, yerel yönetim ve toplumda da büyük değişikliklere neden olmaktadır. Hatta böyle bir enerji üretimi, belli bir anlamda toplumun demokratikleşmesine yeni bir anlam kazandırmış ve hatta “enerji demokrasisi” kavramının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Enerji arzı artık sadece devletin veya büyük bir şirketin yapabileceği özel bir işlev olmaktan çıkmıştır. Sonuç olarak bu uygulama, yerel nüfusun enerji üretimi çerçevesinde mobilize olmasına ve enerji sektörünün özerkliğine, enerji özerk yönetiminin aşağıdan yukarıya inşa edilmesine ve enerjide merkezileşmesinin rolünün azalmasına vesile olmaktadır. Araştırmacı Loïc Cobut, yenilenebilir enerji toplulukları sayesinde, enerji piyasasındaki oyuncu sayısının hem talep hem de arz tarafında keskin bir şekilde artması ekseninde, enerji sektöründeki piyasa mekanizmalarının rolünün ve yoğunluğunun arttığını anlattı. AB direktifleri ve elektrik üretimi için çevre standartları gereklilikleri, yenilenebilir enerji topluluklarının gelişimi üzerinde çok büyük bir etki yarattığını da vurguladı.

Konferansın sonunda Loïc Cobut, yerel enerji toplulukları yaratma pratiğinin, şimdilik esas olarak Batı Avrupa, ABD, Yeni Zelanda ve diğer gelişmiş ülkelerde yaygın olduğunu ve gelişmekte olan ülkelerde de artmaya başladığını belirtti. Loïc Cobut, enerji sektörünün özerkliğinin yakın gelecekte hızlı bir şekilde gelişeceğini ve yaşamın diğer alanlarını da etkileyerek önemli değişikliklere yol açacağını belirterek konuşmasını bitirdi.

Konferans, katılımcıların konu ile ilgili çeşitli düşüncelerini aktarmaları ve soru-cevap bölümü ile sona erdi.


Haber Resimleri